Okul Müdürlerini Vali AtayacakBilindiği üzere Sayın
Başbakan'ın okul müdürlerinin atanması ile ilgili basına yansıyan açıklaması
aynen şöyledir: “"Müdürler puana göre atanınca yatılı bölge okulları
sıkıntı yaşıyor. Şimdi biz bir çalışma yapıyoruz, bu tamamlanınca puan ve sicil
baz alınarak üç aday belirlenecek. O ilin valisi, bunların arasından birini
müdür olarak atayacak." Özetle böylesi bir açıklama daha önce uzun süre
yaşanmış olan yönetici atama kaosuna geri dönüşün sinyalidir Öncelikle bu açıklamada başbakanın bu konuda
doğru bilgilendirilmediği anlaşılmakta olup, açıklığa kavuşturulması ve doğru
anlaşılması gereken noktalar bulunmaktadır. Şöyle ki: Bir defa sicil notu diye
bir not artık yok 657'den kaldırıldı. Dolayısıyla Başbakan'ın puana göre dediği
muhtemelen, mevcut yönetmelikte bulunan yazılı puanı ile Ek-2 puanının toplamı
olabilir, bunu durum netleşince öğrenebileceğiz. Bir diğer konu ise yine
Başbakan'ın açıklamasına göre yatılı bölge Çok önemli bir
ayrıntı ise daha önce medyaya yansıdığı üzere şu an mevcut yönetmeliğe göre
sınavlı atama süreci başladığı için ve de Sonuç itibariyle
eğer bu yeni uygulama yönetmelik değişikliği ile resmileşirse bazı sendikaların
haklı olarak derhal iptali için yargıya taşıyacağı gün gibi aşikar olduğu için
yeni bir yönetici atama kaosunun O karar aynen şöyledir: “Danıştay İkinci Dairesi 22.01.2008 tarihli E:2007/1114 sayılı kararında; “Kamu hizmetinin etkin ve süratli bir şekilde yürütülmesinin sağlanması amacıyla, liyakatin; kriterleri objektif olarak belirlenmiş bir yazılı sınavla saptanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır” ve ayrıca “adayların eşit koşullarda yarışmalarını sağlayan nesnel bir yöntem olan yazılı sınavın ana kural olarak öngörülmesi karşısında, eğitim kurumlarının müdür ve müdür yardımcılıklarına sınavsız atama yapılabilmesine olanak sağlayan uyuşmazlık konusu düzenleme, anılan görevlere atanmada eşit kurallara tabi olma ilkesini ihlal edici nitelikte bulunduğundan, hukuka uygun görülmemiştir.” Ayrıca"Takdir yetkisine mutlaklık ölçüsünde bir etki kazandırmıştır. Takdir yetkisinin sınırlarını hiçbir kıstasla bağlı tutmayacak ölçüde genişlettiği için kamu personelinin mesleki anlamda kendini geliştirme isteğini sınırlayıcı bir sonuç doğurmaktadır. Hiçbir değerlendirme kriterine yer vermeyerek hukuka uygunluk denetiminin etkinliğini daraltmaktadır. Kariyer ve liyakat ilkelerini gözetmeyen yapısıyla kamu personeli açısından güvencesiz bir ortam yaratmaktadır. Görevin gerektirdiği niteliklere ilişkin bir vurguyu içermemesi nedeniyle en uygun personelin seçimini ve dolayısıyla kamu hizmetinin iyi işlemesini zorlaştırıcı bir etkiye sahiptir. Diğer taraftan, dava konusu düzenlemede; yetkinin bu derecede kişisel değerlendirmeye açık olması, iyi niyetle kullanım halinde dahi, uygulanan işlemlerde büyük yanılgılara neden olabilecektir. Yapılacak değerlendirme hatalarının sonradan düzeltilmesi de oldukça güç bir uğraşı gerektirecektir. Sonuç olarak, takdir yetkisindeki mutlaklık; keyfi ve kamu yararı amacı dışında uygulamalara neden olabilecektir. Belirtilen nedenlerle, anılan Yönetmelik maddesinde hukuka uyarlık görülmemiştir Görüldüğü üzere yakın zamanda yaşanmış olan acı tecrübelere ve yönetici atama kaosuna geri dönüş anlamına gelen ve Danıştay kararını da dikkate almayan bu uygulamanın yeniden bir yönetici atama krizine neden olacağı ve okulların zaten şu an yaşamakta olduğu yönetici sorunlarının daha da büyüyerek artacağı geçmişteki yaşanmış tecrübelerden anlaşılmaktadır. Sayın Başbakan'ın basına açıklamasından sonra bakanlığın ve bürokratların bu işten geri adım atmasını düşünmek beyhude olacağı için artık ok yaydan çıkmıştır denilebilir. Ancak yine de temennimiz bakanlığın yarıyılda atamaları mevcut yönetmeliğe göre yapması, geçmişte yaşanmış olan acı tecrübeleri dikkate alarak konuyu enine boyuna bir kez daha düşünerek Başbakanı da bu konuda ikna etmesi, eğer YİBO'larda böyle bir sorun yaşanıyorsa yalnızca o okullar için farklı bir atama sistemi üzerinde çalışması ve en önemlisi yönetici atama konusundaki sınavlı atamalar gibi çok önemli kazanımlardan geri dönüş yapmamasıdır. Zira bu durum ileri demokrasi değil tam tersine geri demokrasi anlamına gelecektir ve eğitim camiasını gerçekten ciddi manada huzursuz edecektir. 21.01.2013 Cafer GÜZEL memurlar.biz Kaynak: memurlar.biz
|
1785 kez okundu |
Yorumlar |
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |